Hakkımda

30 Haziran 2010 Çarşamba

sahil kıyısındaki ev:))))


sahil kıyısındaki ev:)


Ev dekorasyonu ile ilgili yastık, perde ve abajur ararken bu eve rastladım. Aman allahım ben küçük bir kız iken hep böyle bir evin hayalini kurardım böyle bir yerde yazı yazmayı hayal ederdim. benim hayatımın idol yazarının becoming jane filminde böyle bir evde aşk ve gurur'u yazıyordu. . ve bu ev gerçekmiş. ve nerdeymiş. Oyster River in London.....

insanın huzur bulacağı bir yer.... biraz yalnız kalmak ister insan,





ve bazen herkes biraz susmak ve hayatın doğallığına kendini bırakmak ister .....





29 Haziran 2010 Salı

Havadan mı dır? malumm bir türlü açmadı.
ya da uzun bir tatil ihtiyacından mıdır? ben istedim ki kararık bir istanbul havasında güzel görüntüler paylaşıyım sizlerleee.

hani canımız ister uzun bir yürüyüş yapmak o zzamann burdayız......
offf ben bu beyaz evde yaşamak istiyorummmmmmmmmmmm......

ya daaa bu güzel tatil cennetinde olmakkk


ama en favorim bu mekannnn..... bir kaç araştırmamdan sonra öğrendim ki resimdeki yerler dünyanın el değmemiş sayılan 10 plajından bazıları.... gökkuşağına bayıldım....... böyle bir resim bende var niagaraya gittiğimizde orda görmüştüm bir sonraki postta o niagara görüntülerimi paylaşabilirim......:)))))))

28 Haziran 2010 Pazartesi

Hiç tanımadığınız birine dua eder misiniz?


Her zaman kendime her koşulda ne şekilde olursa olsun bloguma yazmaya söz verdiğim gibi şuan gecenin bu saatinde yorgunluğun en doruğunda yazmak istiyorum. ve tabii ki yazıyorum. yazdıkça iyileşiyorum.

düşünmek için yazıyorum...


beklenmedik olaylar, tesadüf mü yaşanır? bütün bunların tesadüf olduğunu düşünmek bence düpedüz şaşkınlıktır, körlüktür. Ben Elif Şafak önceden sevmezdim. neden sevmediğime gelince onu gerçekten okumadğım için olabilir. ama şimdi bütün çıkan köşe yazılarını, kitaplarını okuyup özümsüyorum. bazen olur olmadık zamanlarda okuduğum kısmını bana merhem olsun diye anlatıyorum. Uzun zamandır ailemden birileri hasta oluyor, ben hasta oluyorum. dün çok kötü bir şey oldu dayım ve ailesi trafik kazası geçirmişler. çok şükür sağ herkes. diyoruz ki allahım çok şükür. Emniyet kemeri can kurtardı. bir tek dayımın 4 yaşında minik yavrusu vucudu kırıklar içindeydi. bütün gün ameliyatdan çıkmasını bekledik. dua ettik. ameliyathanenin kapısı bir açıldı bir kapandı. sonunda çıktı. saatler uzadı yıl oldu. beklerken insanın hem düşünmeye hem kendini sorgulamaya birçok vakti oluyor. beklemek kötü birşeydir ya. beklerken dualar ettim... ve sonra düşündüm...... Biz insanoğlu hiç tanımadığmız birilerinede dua edebilirmiyiz? o an sadece ameliyathanede bizim canımızdan daha çok başka canlarda vardı. şuan hasta olan bir çok insan. ve elif şafak yazısında diyor du' Hiç tanımadığınız ve muhtemelen tanışmayacağınız bir insan için dua eder misiniz? Öyle yüzeysel geçiştirerek ya da lafın gelişi değil, derinden hissederek. Ağlaya ağlaya....' Yoksa bütün dualarınız sadece kendiniz ve sizin tanıdıklarınız için mi saklı?

bu yazı geldi aklıma . ve siz beni tanımıyorsunuz, belki tanıyanlarınız var içinizden. bende sizlerden birini tanıyorum veya tanımıyorum. ama herkes bir biri için iyi, güzel ne dilekde bulunursa hissederek derinden olur sa belki en ihtiyacı olan birine ulaşır bu güzel dilekler.....

İYİ GECELER...........

26 Haziran 2010 Cumartesi

sophie kinsella iyki varsın:)


Bir gece vakti saat sabaha karşı üç, Ben kıkır kıkır kitap okuyorum. Hem okuyorum hem gülüyorum. Bir yandan daha önce bu kadını niye keşfetmedim ,Zaman geçiyor. Ve bu kadının filmi çıkıyor tabii ki her yeni çıkan filmi ilk ben izleyeceğim gibi koşa koşa gidiyorum. Filmi hayal kırıklığı olsa da her okuduğum kitabı beni gerçekten eğlendiriyor. Onunla ilk tanışmamız, remember me ? kitabındaki lexi karakteri ile olmuştu. bu kadını okurken kendimi inanılmaz keyifli hissediyorum.
Daha sonra alışverişkolik serilerini tamamladım. Geçen kış YİRMİLER KIZI derken kız kardeşime eğlensin diye pasaklı tanrıçayı aldım ki bu onun için bir mana ifade eder;). Birden canım tekrardan okumayı çekti. Şimdi can you keep a secret? Okuyorum. Okuyorum daha ilk sayfasında eğleniyorum.
Şimdi sizinle bir oyun oynamak istiyorum. lütfen katılın yorumlarınızı bekliyorummm.
Şuan okuduğunuz kitabın 10. Sayfasına açın. Ve 7. Cümleyi seçip bloglarda takip ettiğiniz ilk 4 ( aslında bu 3 idi ama ben 4’e çıkardım nolcak canım) arkadaşınıza yollayın. Şimdi ilk önce sıra benim, sophie kinsella sır tutabilir misiniz? Okuyorum. 150. Sayfa ‘ KARİYERİNİZDE BÜYÜK İLERLEME İŞTE BUNU DÜŞÜNDÜKÇE İÇİMDE BÜYÜK ÖZLEM DUYUYORUM’
Yorumlarınızı bekliyorummmmmm .
Sevgili yasampınarım’a, sonra http://3yedi75.blogspot.com/ sonra sevgili http://kitapfilmhaber.blogspot.com/( gülbin’ime ) s vee http://www.mkblkonsept.com/

25 Haziran 2010 Cuma

herkes birgün kendini şımartmak ister. bazıları hergün:)

Hastayım ya canım şımarmak istiyor. Bu bir ay kendime çok dikkat etmeliymişim. Koşmamam gerekmiş. çok temiz tertemiz ortamlarda durmam gerekliymiş. Nemli havalardan kaçınmam gerekliymiş. Şu aralar kendimi İstanbul’a benzetiyorum. O d abenim gibi Yazın ortasında hala kış gibi hissediyor kendini. Nefes alamıyor benim gibiL doya doya nefes almayı özledim. Koşmayı zıplamayı özledim. Peki, kendimi nasıl şımarttım. Tabi kiiiiiiiiiii


Tekrardan 13 yaşındaydım. Ve hangi filmi izliyorum. 13 going to 30. Bilmiyorum kaç milyorrruncu kez izledim. Bazen herkesin kendini şımartmaya ihtiyacı varmış


hasta iken insan en çok sevdiği kişinin şımartmasını istiyor :(((( peki benim sefilimmm arıyorum telefonuna bile bakmıyor:))))

22 Haziran 2010 Salı

sade,yakın, candan bir yer kariye....

Hayatta her şey ister insan. Her şeye sahip olmak, gün gelir her şey dediği ne varsa sahip olur. Ve bazıları ise hep o istediklerine kavuşmak için çabalar durur. Ne zaman kendime bir şey sorsam o hep ister benden bir şeyler. Sonu gelmez isteklerin. Ne zaman gözüm takılsa güzel bir elbiseye, kolyeye, ayakkabıya hep o benim olsun isterim. Ve bazen iki şeyi aynı anda istediğim de olabilir. Bazen istediklerim o kadar artar ki sırasını ben bile karıştırırım. En çok istediğimin hangisini olduğuna karar veremeden istediklerimin yerini yenisi gelir. Hiç bitmez ama o istekler. Çıkamaz olduğum zamanlarda olur içinden
Ve Ben anlarım ki sonsuzluk duygusu insanın yaradılışında var. Bir şeyi sonu gelmeyecek gibi sevmelerimiz, istediklerimi ölesiye istemelerimiz, ölesiye varolan hırslarımız, ölesiye yaptığımız hatalar …. Lar lar lar h eksilmeden giden artan bizlere vurucu darbeler vuranlarımız. Ama hepsi bizi biz yapan şeylerden bir tanesi değimlidir? Bazende çekiliriz kenara dinleriz çok da tevazu sahibi bir mekânda kuşların sesini dinlemeye.






ben burayı inanılmaz seviyorum. hem sakin, hem keşfedilmemiş kalabalık değil, tanıdık bir yer... sade... yakın, gösterişsiz... ama candan...
ps, ufak bir öneri size mutlaka elma çayı için...

21 Haziran 2010 Pazartesi

ateş böceklerii nerdesinizz:(



Bir küçük kız bahçede oturmuş ders çalışıyordu. Güzel ıhlamur ağacının yakınındaydı üstelik. Gözlerini kaldırdı hava kararmıştı ama çok geç değildi. Kalktı ayağa ve anneanne diye bağırdı hayatında ilk defa görüyordu ateşböceklerini. Sonra sevinçten kafasını yukarı kaldırıyor binlerce yıldız parlayarak ona göz kırpıyordu…
Yıllar sonra tek bir ağaç yok etrafımda. Büyüdüğüm bahçede yok. Ama ne zaman bir ağaçlık yerden geçsem vurur burnuma ıhlamur kokusu ve arar gözlerim ateş böceklerini. Yaz geldi ama ben daha anlamadım belki beton binaların arasına sıkışmış olmanın ve taze ıhlamur, hanımeli kokusu nu alamamış olmanın etkisi midir? Belki bu yaz görürüm ateşböceklerini. Hani diyorum yıldızlara bakayım onlarda kaçmış gitmişler. Camdan baktığınızda parlayan yıldızları veya ateş böceği gören var mı? Ben göremedim de. Ama size Sertap Erener’den güzel bir ateş böceği şarkısını gönderiyorum… İyi haftalar.