
Her zaman kendime her koşulda ne şekilde olursa olsun bloguma yazmaya söz verdiğim gibi şuan gecenin bu saatinde yorgunluğun en doruğunda yazmak istiyorum. ve tabii ki yazıyorum. yazdıkça iyileşiyorum.
düşünmek için yazıyorum...
beklenmedik olaylar, tesadüf mü yaşanır? bütün bunların tesadüf olduğunu düşünmek bence düpedüz şaşkınlıktır, körlüktür. Ben Elif Şafak önceden sevmezdim. neden sevmediğime gelince onu gerçekten okumadğım için olabilir. ama şimdi bütün çıkan köşe yazılarını, kitaplarını okuyup özümsüyorum. bazen olur olmadık zamanlarda okuduğum kısmını bana merhem olsun diye anlatıyorum. Uzun zamandır ailemden birileri hasta oluyor, ben hasta oluyorum. dün çok kötü bir şey oldu dayım ve ailesi trafik kazası geçirmişler. çok şükür sağ herkes. diyoruz ki allahım çok şükür. Emniyet kemeri can kurtardı. bir tek dayımın 4 yaşında minik yavrusu vucudu kırıklar içindeydi. bütün gün ameliyatdan çıkmasını bekledik. dua ettik. ameliyathanenin kapısı bir açıldı bir kapandı. sonunda çıktı. saatler uzadı yıl oldu. beklerken insanın hem düşünmeye hem kendini sorgulamaya birçok vakti oluyor. beklemek kötü birşeydir ya. beklerken dualar ettim... ve sonra düşündüm...... Biz insanoğlu hiç tanımadığmız birilerinede dua edebilirmiyiz? o an sadece ameliyathanede bizim canımızdan daha çok başka canlarda vardı. şuan hasta olan bir çok insan. ve elif şafak yazısında diyor du' Hiç tanımadığınız ve muhtemelen tanışmayacağınız bir insan için dua eder misiniz? Öyle yüzeysel geçiştirerek ya da lafın gelişi değil, derinden hissederek. Ağlaya ağlaya....' Yoksa bütün dualarınız sadece kendiniz ve sizin tanıdıklarınız için mi saklı?
bu yazı geldi aklıma . ve siz beni tanımıyorsunuz, belki tanıyanlarınız var içinizden. bende sizlerden birini tanıyorum veya tanımıyorum. ama herkes bir biri için iyi, güzel ne dilekde bulunursa hissederek derinden olur sa belki en ihtiyacı olan birine ulaşır bu güzel dilekler.....
İYİ GECELER...........