Hakkımda

23 Ağustos 2010 Pazartesi

yeterki içimize sinsin içimize sinen iyi şeyleri yapmak içn emek gerek..

hayallerimden biri iyi bir yazar olmak...
Hayatın bazı dönemlerinde ki ben her döneminde sorgularım kendimi. kendimi sorgulamamın nedeni her ne yapıyorsam ben istediğim için ve iyi yapmak istediğim içindir. bunun için araştırırım. sorgularım , her zaman doğruda olmaz edindiklerim ama bir işi iyi yapmaya çalışmak sırf bunun için bile çabalamak önemlidir. zoru seçerim , bu yolda acı çekerim, bazen derim kimsenin başına gelmeyen en iyi şeyde kötü şeyde beni bulur.
hani herkesin idol yazarları varıdr benim iki aşkım var biri Jane Austen diğeri ise Elif Şafak.
her pazar Haberturk'un pazar ekinde çıkan elif şafak yazılarını biriktiriyorum. bazı kısımları okadar güzelki, hatta hayatın belli dönemlerinde insanın melankolik durumlarıda oluveriyor dediğim zaman okudugum yazının şu kısmını paylaşmak istedim.

YAPTIĞINIZ HER İŞTE VE HERZAMAN ORTAYA ÇIKAN SONUCUNU VE KALİTESİİ BELİRLEYEN EN BÜYÜK KRİTER ONA VERDİĞİNİZ EMEK... ve devam ederken işte aradığım herzaman mutluda olmaman gerekir diye düşündüğüm sırada işte bana en güzel verilmiş cevabı vermiştir. der ki MUTLULUK BEDEN İÇİN İYİDİR,SAĞLIKLIDIR. AMA MESELE BEDENİ DEĞİL BEYİNİ GELİŞTİRMEKSE EĞER, OZAMAN MUTLULUKTAN DEĞİL HÜZÜNDEN HAYIR GELİR. ve yazı yazmayı ve daha iyi olmayı hayal eden ben için daima yazmak iyi yazmadığım için hüzünlenmek, işimde iyi olmak için çabalamak bütün bunların benim için gerekli olduğunu ve en önce kendi içime bakmak gerek...

eğer yazısını okumak istiyorsanız kendi sitesinde köşe yazılarını paylaşmaktadır.

sevgiler.

22 Ağustos 2010 Pazar

Pazarları Yapılacak 5 Güzel Şey...


Çocukken pazarlardan nefret ederdim. Pazar olduğu annem televizyon karşısında ütü yapardı. birde pazarları hiç çizgi filmde vermezlerdi. sonra misafirde gelmezdi. tabii bizde misafirliğe gidemezdik. çünkü o gün PAZAR 'DI. Zaman ilerledikçe pazar günlerini insan daha hafta başından özler oldu. ve geldiği gibide çok çabuk biter oldu. peki henüz daha bitmemiş iken pazar günleri yapabileceğimiz en güzel 5 şey nedir diye düşünsek.

ben ilk olarak best time of sunday ; Uyumak rahat bir yastığa gömülüppp yumuşacık yatağıınızda güzel rüyalara dalmak diye ilkini düşündüm. uykumu aldım kalktım. en güzel müziklerin olduğu bir cd takıp pencerenin önünde güzel bir kitap okumaya koyuldum. Gerçi ben kitap okurken müzik dinlemesini sevmem. hem kitap okumak daha sonra müzik dinlemek. peki 3 şey bulduk kaldı peki geriye kalan yapılabilecek en iyi son 2 şey nedir? şuanda ne yapıorsunuz?

21 Ağustos 2010 Cumartesi

sofraların nazik tatları Mezeler

Yediğin içtiğin senin olsun bize ne gördün onu anlat diyenlere karşı bende yediğimi içtiğimide anlatmalıyım önermeliyim diye her tattığımı değil yalnız beğendiğim tatları da blogumda paylaşmalıyım dedim. özellikle fotoğraflarım arasında yemek görüntülerinin çok olduğunu görünce daha bir sevindim.


GİRİT MEZESİ'Nİ daha önce hiç tatmamıştım. tatilimde aklımda kalan ilk beş seyden bir tanesi oldu. tabii hal böyle istanbul'a gelince Ege'deki gibi olmasada bu lezzeti sevdiklerimde tatsın diye yapmaya koyuldum. yukarıda ki resim Ege'de yenmiş silip süpürülmüş sonrada yaa bir daha daha denilmiş bir girit mezesidir.


18 Ağustos 2010 Çarşamba

Güne merhaba yazısı

güne merhaba yazısı yazmak geldi içimden. bazıları şuan uyumakta başka diyarlarda, bazıları güne hazırlanmakta. özlediklerimizde olabilir güne başlarken kavuşmayı umut ettiklerimizde. ve kavuşanlarımızda olabilir. oscar wilde dediği gibi yaşamak yürek ister. yaşamaya çalışmak gerçekten yaşadığımızı hissetmek. belki pencerelerimiz bu kadar güzel bir bahçeye açılmayabilir. ama yaşamın vermiş olduğu bütün güzelliği hissetmek için güne merhaba demek istedim... özellikle beni takip eden sevgili blogdaşlarıma
bu fikre bayıldım ama ben bunu ice tea ile deneyebilirim. Çay tiryakisi olan ben çayın özünün bozulmasına karşıyım gelenekselcimiyim evett :)))


Kahve arası okuma yazısı


Bu şehir artık beni yoruyor. ne kadar sade ama anlamla söylenmiş içten bir cümleydi. Kimimiz hayatında kırıklarıyla yola devam eder, kimi birçok kalp kırmıştır. Kimisi birçok kalbi kırmakta hala farkında bile değildir kırdığı kalplerin üzgün olduğunu. Ama yaşam bu ya herkes şuanın sonucunu yaşar yaşamında. Geldiğimiz noktada sonuçlarımızdır. Hele ki insan genç ise yaş ilerledikçe korkar adımını atmaya. ben de bu adımı sabit ve dikkatli atmaya özen gösterenlerdenim. her zaman güvenli noktalarda bulunmak istemem bir sonrakini planlayarak yaşamam. hep dikkatli olmam, bu kadar kalabalıklığın arasında ya birgün bende içtenliğimi kaybedersem diye korkmam sanırım hepsi beni bu yorgunluğa getiren sonuç. yapay olmakdan da korkmuşumdur hep. bütün bu sonuçları düşünürken bir başka tarafdan bakmak gerekir elbet. Mevlana der ki denizi gören başka köpüğü gören göz başka köpüğü bırak sen denizin gözüyle görmeye bak sen. herkesin penceresi elbet vardır kiminin dar kimisi geniş kimisinin penceresinin büyüklüğü önemsiz. hayatın getirdiği sonuç ne olursa olsun. yaşamın rengi içinden denizin gözüyle bakmak dileğiyle.

17 Ağustos 2010 Salı

GÜNE GÜZEL BAŞLAYALIM DİYE SİZLERE HEDİYE

bu sabah keyifle uyandığımı pek söyleyemeyeceğim.... ama NASIL BAŞLARSAK ÖYLE GİDERMİŞ YA BAŞLANGIÇLARIN KIYMETİNİ BİLMEK ADINA... BÜTÜN GÜNÜNÜZ RENGARENK KARNAVAL GİBİ GEÇSİN. SONRAAAAA
BİR DİLEK TUTUN O DİLEK KABUL OLSUN... MESELA BENİM DİLEĞİMİ ANLAMIŞSINIZDIR:D




dreams:)))


Bugün oturdum uzun cümlerle yazılar yazdım durdum. yazı yazarken insan bir anda başka ülkede kendini bulabiliyor. bir anda balkanlarda olurken bir anda ortadoğuda bulabilirken kendinizi bir yandanda kesfedilmemiş henüz kimsenin göremediği alabildiğince güzellik keşffettiğiniz yeni bir yer tasarlayıp orda yaşıyorsunuz. nerden çıktı bu konu derseniz geçen gün inception ( başlangıç) filmine gittim. bir filmi izlemek ilk izlemek yorumları dinlemeden yorum yapmak ee tabiki izleyecek olanlara işkence yapar gibi anlatmaya bayılırım. son zamanlarda her gittiğim filmden herkes mutlu ben mutsuz ya şöyle film olsun tadı damağımda kalsın derken başlangıç flimine girdim. kısa ve öz tekrar gideceğim. izlerken rüyalar ve rüyalar için yapılmış rüya mekanları, mimarinin rüyadaki farklı yansımalarına bayıldım. bir psikolog olarak hemen jung ve freud'un çeşitli açıklamaları ve bu bağlamda rüya'nın hala tam anlamıyla bilinmemiş olması uyku konusunda tezi olan biri için bu film harikaydı. insanın ömürünün çoğunluğunu uykuda geçtiğini düşünürsek ve en belirsiz bilinmeyen kısmınında uykuda yaşananlar olduğunu düşünürsek rüya'nın nekadar kıymetli oldugunu anlatan harika bir film. bilim kurgu sevmeyenlerin bile izlemesi gereken sıradan olmayan düşündükçe sorgulandıran zihinizi yoran ve rüyalarına giren harika bir film....


Özdemir Asaf'ın şiirinden alıntı ile iyi geceler

Bir gece,Gecede bir uyku.Uykunun içinde bene.Uyuyorum,Uykudayım,Yanımda sen.Uykunun içinde bir rüya,Rüyamda bir gece,Gecede ben.Bir yere gidiyorum,Delice.